Şehadeti: 23 Ocak 1980
İstanbul Şişli MHP İlçe Yönetim Kurulu üyesiydi… Ruhu şad olsun. Burada sözü, Şehidimizin en küçük kızına bırakıyoruz:
‘…Babam inşaat mühendisiymiş. Kendi bürosu varmış. İnşaat yapıyormuş. Evli ve 2 kız çocuğu var. ( O zamanlar büyük ablam 5 yaşında, küçük ablam 2 yaşında ve benim de dünyaya gelmeme 6 ay varmış. Toplam 3 çocuk babası yani… )
Bu arada MHP’nin faliyetlerine her türlü desteği veriyormuş. Sizin de belirttiğiniz gibi Şişli MHP İlçe yönetim kurulu üyesiydi. Yoğun faliyetleri yüzünden çokça tehditler alıyormuş o sıralar. Herkes tarafından çok sevilen ve saygı duyulan bir kişiymiş . Hatta kendisini seven hainlere yakın bir komşusu uyarmış:
“Seni gördüm, kara listeye almışlar vurulacaksın, kaç git buralardan ” diye.. Fakat babam bunu umursamamış “ben korkak değilim kaçmam” demiş. Ve sonuçta olan olmuş. Bu uyarıdan kısa bir süre sonra akşam üzeri evine gelip , arabasından indiği sırada görgü tanıklarınca 3 kişi olduğu söylenen şerefsizler tarafından şehit edilmiş. Faili meçhul tabii ki. O zaman malesef kimsenin katili bulunamamış. Çünkü aynı gün onlarca kişi şehit edilmiş . Allah (cc) hepsine rahmet eylesin. O kara günlere bir daha dönmeyelim inşallah…
CANIM ŞEHİDİM
Gün kış günüydü ,soğuk ve puslu
Sadece gün değil kimi hainlerin de gözleri ve kapleri puslu
Sen her zamanki gibi görevlerini yaptın,
Helal paran için emek verdin
Her zamanki gibi
Yaradana olan vazifelerini de unutmadın
Abdestini aldın Camiye gittin
Ve günün hesabını Yüce Makama verdin.
Artık gün bitmek üzereydi, Helalin,
İki çocuğun
Ve birde doğmamış sabin yolunu bekliyorlardı heyecanla
ve bir okadar da tedirgin…
Tedirgindiler, Çünkü senin için Din, Vatan herşeyden önemliydi
Fakat bu önemi anlamak istemeyen hainler için
Tehlikeliydin.
Herkes senin için endişeliydi Şehidim,
Başta helalin ve sevdiklerin
Bir tek sen değildin “yaşarsam yiğit, ölürsem Şehitim ” dedin
İşte vakit geldi, vakit gitme vaktidir,
Ama keşke böyle gitmeseydin Şehidim,
Üç hainin silahından çıkan kahpe kurşunlara layık değildin,
O kurşunlar sana denk geldiği için mutluydu,
Bir yiğiti Şehit ediyorlardı,
Hainler de mutluydular
Kendileri için tehlikeli birinden kurtulduklarını sanıyorlardı,
Oysa bilmediler ki Sen artık bir Şehittin,
Aslında en büyük iyiliği yapmışlardı,
Bilseler Ahiretteki Makamını
O kurşunu önce kendilerine sıkarlardı
Helalin duydu kurşun seslerini
Yiğidine yemek hazırlığındayken,
Ürperdi, anladı,
Evinden daha önce hiç bu kadar hızlı çıkış yapmamıştı helalin,
Koştu, koştu…
Yerde yatan kanlar içinde ama mutlu, gülen kişi yiğidiydi,
Ne dese boş, ne yapsa boş.
Ağlasa çırpınsa hepsi bomboş,
Helalin ağlıyor,
çocukların ağlıyor,
doğmamış sabin ağlıyor,
Sevenlerin ağlıyor,
Ama bir tek sen yiğidim, Şehidim,
Bir tek sen gülüyordun,
Zaman geçti,
Herşey geçti sabin bile büyüdü,
Baba olarak mezar taşını bildi.
Çocukların şimdi gururlu,
Helalini hiç yalnız bırakmadılar,
Onunla güldüler,
Onunla ağladılar.
Namus lekesi değil alnımda gördüğünüz,
Vurulmuşum
Vurulmuş düşmüşüm güpe gündüz.
Şakağımdaki kan’sa
O benim gülüşümdür,
Namert sürünmektense
Erkekçe ölüşümdür.
Elimizde kalan,
Bu sözlerin yazılı olduğu bir gazete küpürü
Ve mukaddes resmin:
Şimdi bizlerde burda
Yanına geleceğimiz günü beklemekteyiz,
İyiki vardın, var olacaksın
Biz bu acıyı aştık Şehidim,
Seni hiç yalnız bırakmayacağız,
Sen de bizi bırakmayasın…
Aliye Sünnetçi , 18 Mayıs 2007